Modern Sulama Sistemleri Çiftçiyi Kurtarıyor

modern sulama sistemleri ciftciyi kurtariyor qTFJbyMc.jpg

Modern Sulama Sistemleri Tarımda Verimliliği Artırıyor

Adana Ticaret Borsası (ATB) Meclis Başkanı Osman Bağış, Türkiye’de su kıtlığını önlemek için modern sulama sistemlerinin kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak, “Adana ve Çukurova’da kapalı damlama ve basınçlı sulama sistemleri sayesinde tarımda verim artıyor ve çiftçiler emeklerinin karşılığını alıyor” dedi.

Su krizinin giderek arttığı Türkiye’de tarımda verimliliği artıracak yeni yöntemlerin önemi gittikçe artıyor. Uzmanlara göre, tarımda su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanda, modern sulama sistemlerine olan ilgi hızla yükseliyor. Son yıllarda kapalı damlama sulama ve basınçlı sulama sistemleri sayesinde su kayıpları en aza indirilirken, suyun daha etkin ve kontrollü bir şekilde kullanılabildiği belirtiliyor. ATB Meclis Başkanı Osman Bağış, Demirören Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, modern sulama tekniklerinin klasik yöntemlere göre yüzde 50-60 oranında tasarruf sağladığını ve çiftçinin üretim maliyetlerini düşürdüğünü, bu sayede kazancın arttığını belirtti.

Bağış, kapalı damlama sulama sistemleri ve basınçlı sulama sistemleri sayesinde ürünlerden daha yüksek verim elde edildiğini ve kalitenin arttığını dile getirdi. Ayrıca, “Daha yüksek verim elde ediliyor, daha kaliteli ürünler elde ediliyor. İşçilik maliyetleri azalıyor, gübre kullanımı azalıyor. Damlama sistemiyle sadece bitki sulanırken tarla sulanmıyor. Özellikle su kıtlığının yaşandığı bu dönemde kapalı basınçlı sulama sistemi büyük önem taşıyor. İmamoğlu bölgesindeki Yedigöze Barajı, basınçlı sulamanın güzel bir örneğidir. Amacımız, Adana’nın ve ülkemizin her yerinde sulama sistemlerinin kapalı basınçlı sistemlere geçmesini sağlamak” dedi.

Çukurova’da Tarım Sistemleri Değişiyor

Bağış, Çukurova’nın Türkiye’nin en verimli tarım arazilerine sahip olduğunu söyleyerek bölgede kullanılan sulama sistemlerinin eski olduğuna dikkat çekti. Adana ve Çukurova’nın ülkedeki en verimli arazilerden olduğunu belirten Bağış, sulama sistemlerinin 1956’da yapılan barajdan sonra Yüreğir Ovası, Ceyhan, Karataş ve Seyhan bölgelerinde kullanılmaya başlandığını belirtti. Ancak, Bağış, “O dönemde teknoloji sınırlıydı ve kanaletlerle sulama yapılıyordu. Ancak artık o kanaletler 40-50 yıllık ve kaçaklar vardı, ayrıca aşırı sıcaklar suyun buharlaşmasına neden oluyordu. Kapalı sistem sulamanın hayalini yıllardır kuruyorduk. Artık boru sistemleri ve kapalı basınçlı sulama sayesinde teknoloji gelişti. Bu sayede verim arttı, çiftçilerin geliri arttı ve ülke ekonomisine katkı sağlandı” şeklinde konuştu.

Bağış, basınçlı sulama sisteminin tamamen doğal yollarla işlediğini ve çiftçilere büyük kolaylık sağladığını vurgulayarak, “Suya yüzde 6 basınç uygulanarak yeraltı boru hattı üzerinden kapalı sistemle geliyor ve Yedigöze Barajı’ndan temin ediliyor. Baraj 2010 yılında inşa edildi ve 130 metre yüksekliğe sahip. Vanayı açtığınızda, arazinizi elektrik veya motora ihtiyaç duymadan rahatlıkla sulayabilirsiniz. Basınçlı sistem, suyun doğal basıncıyla çalışır ve çiftçilere büyük fayda sağlar. Bölgemizde çiftçiler genellikle damlama sistemi kullanırken, bir kısmı da yağmurlama yöntemi uygular. Dönüm başına yaklaşık 500-600 kilo verim elde edilirken, mısırda ise su sıkıntısı yaşanmadığı için bin 400- bin 600 kilo verim alınıyor. Bu, Adana ortalamasından çok daha yüksektir. Çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını almakta ve çok mutlu” şeklinde konuştu.

Bölgede Tarımın Yüzü Değişiyor

Bağış, bölgede tarımın tamamen değiştiğini ve projenin detaylarını şu şekilde paylaştı:

“İmamoğlu ilçesinde bu sistemle birlikte tarım tamamen değişti. Yer fıstığı, soya, narenciye ve mısır başlıca ürünler haline geldi. Çukurova, fındık ve çay dışında hemen her ürünü yetiştirme potansiyeline sahiptir. Eskiden pamuk ve buğday öne çıkarken, çiftçiler şimdi su sayesinde farklı ürünler ekmeye başladı. Su, tarıma zenginlik katıyor ve ürün çeşitliliğini arttırıyor; bu nedenle suyu tasarruflu kullanmamız gerekiyor, çünkü su bizim geleceğimizdir. İmamoğlu merkezli proje, Kozan, Ceyhan, Sarıçam ve Yüreğir’i kapsamaktadır ve yaklaşık 1 milyon 100 bin dekar arazinin sulanabilir hale getirilmesini hedeflemektedir. Şu anda 300 bin dönüm araziye su sağlanmış olup, yıl sonuna kadar 400 bin dönüme, toplamda ise 700 bin dönüme ulaşılması planlanmaktadır. Salma sulamayla sulanan alanlar da kapalı sisteme dönüştürülecektir. Proje yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlarken yıllık 13 milyar TL ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Yüksek maliyetine rağmen sistem 3-4 yıl içinde kendini amorti etmektedir. Amaç, tüm bölgelerin kapalı basınçlı sulama sistemine geçişini sağlamaktır. Damlama sulama, özellikle eğimli arazilerde yüksek verim sağlarken, düz tarlalarda salma sulama yerine kapalı sistemin kullanılması hedeflenmektedir.”