Kış Aylarında Tişört Giydiren Sıcaklar Olabiliyorken Yaz Aylarında Mont Giydiren Soğuklar Neden Olmuyor?

Kasım-aralık aylarında, hatta kışın en sert geçtiği ocak veya şubatta bile üstünüzdeki kalın kıyafetlerden bunalmanıza neden olan, mevsim normallerinin çok üzerinde sıcaklıkta bir havayla karşılaşabilirsiniz.

Ama muhtemelen yaz ortasında hiçbir zaman “Keşke bugün kışlık montumu yanıma alsaydım” diyeceğiniz bir durum olmaz. Hava serinlese bile ince bir hırka fazlasıyla yeterli olacaktır.

Sıcaklık değişimlerinin başlıca sebeplerinden biri, iki yerin farklı sıcaklıklarda olmasıdır. Hava sıcaklığı her zaman dengelenmek ister.

Sıcak hava her zaman soğuk olan bölgeye doğru hareket eder. Bir yerde sıcaklık arttıysa hava molekülleri daha az yoğun ve daha az basınçlı bir forma gelir, daha fazla hareketlenir ve yükselir. 

Yükselen hava bir bölgeden diğerine doğru hareket edebilir; böylece sıcaklık farkını dengelemek veya azaltmak ister. Bu durumda başta sıcak olan bölgede sıcaklık düşerken, soğuk olan bölgede yükselmeye başlar.

Güneş’in Dünya’yla nasıl ilişki kurduğunu anladığımızda sıcaklık değişimi olaylarının nasıl çalıştığını da anlamaya başlarız.

Güneş’e ne yoğunlukta maruz kaldığımız hangi enlemde olduğumuza göre değişir. Yaz aylarında kutuplar da Ekvator kadar Güneş ışığı alır. Hatta Kuzey Kutup Çemberi’nde günlerin süresi 24 saate ulaştığından bu bölge, Ekvator’dan da fazla Güneş ışığı almış olur.

Ekvator ile tamamen karanlık durumda olan, yani hiç Güneş ışığı almayan Güney Kutbu arasında ise büyük bir sıcaklık farkı vardır. Sıcaklık farkı varsa hava yer değiştirecektir.

Sıcak hava, dengelenmek için soğuk havanın olduğu yere hareket ettiğinde başta sıcak olan yerdeki sıcaklıklar bir anda azalabilir.

Türkiye’nin de yer aldığı Kuzey Yarım Küre’deki Kuzey Kutbu yaz aylarında 24 saat Güneş gördüğünden ve Ekvator arasında sıcaklık farkı o kadar belirgin değildir. Dolayısıyla büyük hava kütleleri bu yarım kürede daha az yer değiştirir.

Bu durum sıcaklık değişimlerini enlemsel olarak açıklar, ama zaman içindeki değişimleri açıklamak için yeterli değil. Bu durumu tamamlayan bir şey daha var.

Isı akışı, hareketi tetikler; buhar veya benzinle ısınıp çalışan bir motor gibi. 

Belirli bir mesafe içinde sıcaklık ve basınç değerlerindeki değişime gradyan denir. Yani gradyan büyükse sıcaklık farkı çoktur. Fırtınalar Kuzey-Güney sıcaklık gradyanından kaynaklanır: ısı, Ekvator’dan kutba doğru hareket ettikçe bir miktar kinetik enerjiye yani hareket enerjisine dönüşür. 

Güneş’in neden olduğu büyük sıcaklık gradyanları rüzgarların daha da güçlü esmesine yol açar. Kış aylarında Güneş, Kuzey Yarım Küre’yi yeterince ısıtmadığından Ekvator ile kutup arasındaki fark büyür ve bu da sıcak ve soğuk hava kütlelerinin hareketini şiddetlendirir.

Sıcaklık farkı fazla olduğunda motor daha hızlı çalışır, daha fazla hareket enerjisi üreterek daha güçlü fırtınalar esmesine neden olur.

Kısacası kış aylarında Güneş ısıtmasındaki fark, Ekvator ile kutup arasındaki sıcaklık farkının yaz aylarına göre çok daha büyük olmasına yol açar. Bu da daha güçlü rüzgarlar yaratır ve bu rüzgarlar yüzeydeki sıcaklık değişimlerini daha belirgin hale getirir.

Kaynaklar: Spectrum News, WKBN First News, Washington Post, Wind Logger, Journey North

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx