Sovyetler Birliği döneminde inşa edilen ve 1988 yılında denizlere açılan ‘Admiral Nakhimov’ savaş gemisi, uzun bir aradan sonra modernizasyon sürecinin tamamlanmasının ardından tekrar hizmete girmeye hazırlanıyor. 1990’ların sonlarında aktif görevden çekilen bu dev kruvazör, kapsamlı bir yenileme programıyla donatılarak, günümüz savaş koşullarına uygun bir şekilde yeniden tasarlandı.
Gelişmiş silah sistemleri, modern radarlar, güncellenmiş elektronik altyapı ve etkili savaş yönetim sistemleri ile güçlendirilen gemi, askeri analizlerde dünyanın en güçlü yüzey savaş gemilerinden biri olarak gösteriliyor. Gemide bulunan hipersonik Tsirkon füzeleri, Kalibr seyir füzeleri ve Oniks gemisavar füzeleri için çok sayıda dikey lançer yer alıyor. Ayrıca hava savunma görevleri için de çeşitli füze hücreleri ve yakın savunma sistemleriyle donatıldığı belirtiliyor. Ancak geminin nihai silah konfigürasyonu hakkında resmi açıklamalar henüz yapılmadı.
Uzmanlar, yenilenen Admiral Nakhimov’un 170’ten fazla füze hücresine sahip olabileceğini ve bu sayının birçok modern savaş gemisini geride bırakacağını ifade ediyor. Sosyal medyada ve askeri yayınlarda “Ölüm Yıldızı” lakabıyla anılan gemi, bilim kurgu dünyasındaki devasa uzay istasyonlarına yapılan benzetmelerle dikkat çekiyor.
Geminin yeniden görev alması, askeri çevrelerde büyük bir heyecan yaratırken, bazı uzmanlar projenin maliyetine ve etkinliğine dair soru işaretleri olduğunu dile getiriyor. Milyarlarca dolara mal olan modernizasyon sürecinin ardından, insansız hava araçları ve uzun menzilli hassas füzelerin hâkim olduğu günümüz savaş ortamında Admiral Nakhimov’un ne ölçüde etkili olacağı ise tartışma konusu. Yine de, Rus donanması için önemli bir deniz gücü projesi olarak değerlendirilen bu kruvazörün, Kuzey Filosu bünyesinde görev alması ve Rusya’nın en güçlü yüzey savaş gemilerinden biri haline gelmesi bekleniyor. Testlerin tamamlanmasının ardından yerini alması planlanan Admiral Nakhimov, modern savaşların dinamiklerine uyum sağlama yolunda önemli bir adım atmış olacak.
