Ölümcül Balon balığı Türkiye kıyılarında! Dokunmak bile hastanelik ediyor

Ege ve Akdeniz sularında yaz sezonunun açılmasıyla birlikte tatilciler ve balıkçılar için hayati bir tehlike çanları çalmaya başladı. Hint Okyanusu kökenli istilacı tür olan gümüş yanaklı balon balığı, ölümcül zehriyle denizlerimizde hızla çoğalıyor. Yunanistan’da yaşanan son ısırma vakası endişeleri artırırken, uzmanlar Türkiye kıyılarındaki tehlikenin boyutlarına dikkat çekiyor. İşte panzehiri olmayan bu zehirli türe dair tüm detaylar…

Turizm sezonunun hareketlenmesiyle birlikte Ege ve Akdeniz kıyılarında ekolojik ve hayati bir tehdit yeniden gündeme oturdu. Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz sularına giriş yapan Hint Okyanusu kökenli gümüş yanaklı balon balığı (Lagocephalus sceleratus), başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere birçok kıyı ülkesinde ciddi bir halk sağlığı riskine dönüşmüş durumda.

YUNANİSTAN SAHİLLERİNDE ISIRMA VAKASI TEDİRGİNLİK YARATTI

Yaz tatillerinde Türk vatandaşlarının da sıklıkla tercih ettiği Yunanistan sahillerinde, balon balığı kaynaklı vakalarda belirgin bir artış yaşanıyor. Turizm cennetleri olarak bilinen Girit, Rodos ve başkent Atina çevresindeki kıyılarda bu zehirli türün popülasyonu hızla artıyor.

Telegraph gazetesinde yer alan son haber, tehlikenin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Atina yakınlarındaki Varkiza sahilinde denize giren yaşlı bir Yunan vatandaşı, gümüş yanaklı balon balığının saldırısına uğrayarak ısırıldı. Hastanelik olan vatandaşın yarasına dikiş atılması, bölgedeki tatilciler arasında büyük bir paniğe neden oldu. Ancak uzmanlara göre bu durum sadece Yunanistan’ı değil, Türkiye kıyılarını da yakından ilgilendiriyor.

“DOĞU AKDENİZ VE GÜNEY EGE’DE KALICI HALE GELDİLER”

Hürriyet’ten İsmail Sarı’ya konuşan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, tehlikenin Türkiye sularındaki seyrini değerlendirdi.

Balon balığının Türkiye’de “benekli” veya “gümüş yanaklı balon balığı” olarak bilindiğini belirten Doç. Dr. Köşker, yayılımın nedenlerini şöyle özetledi:

“Akdeniz’e Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı yoluyla girmiş Lessepsiyen bir tür. Hızlı yayılmasında Süveyş Kanalı’nın sürekli geçiş koridoru oluşturması, Doğu Akdeniz’in giderek daha sıcak ve tropik karakter kazanması ve Akdeniz’de yeterli doğal avcı baskısının bulunmaması etkili oldu.”

Türün tamamen yok edilmesinin artık gerçekçi görünmediğinin altını çizen Köşker, “Bugün özellikle Doğu Akdeniz ve Güney Ege’de bu türün kalıcı hale geldiğini söyleyebiliriz. Mesele artık yok etmekten çok; balıkçılık, halk sağlığı ve ekolojik izlemeyi birlikte ele alan etkili bir yönetim stratejisi geliştirmek” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE SULARINDA TEK BİR BALON BALIĞI TÜRÜ YOK

Türkiye denizlerinde sadece gümüş yanaklı balon balığı değil, farklı balon balığı türlerinin de kayıt altına alındığını belirten Doç. Dr. Köşker, şu bilgileri paylaştı:

“En yaygın, en zararlı ve halk sağlığı açısından en riskli türlerden birisi Lagocephalus sceleratus (gümüş yanaklı balon balığı). Bunun yanında Torquigener flavimaculosus (cüce balon balığı), Lagocephalus suezensis (Süveyş balon balığı) ve başka türler de denizlerimizde kaydedildi.”

Mersin ve Antalya Körfezlerinde aylık izleme çalışmaları yürüttüklerini belirten uzman isim, gümüş yanaklı balon balığının karaciğer, deri ve kas dokularında yıl boyunca ölümcül bir zehir olan tetrodotoksin bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı.

PANZEHİRİ OLMAYAN ÖLÜMCÜL ZEHİR: TETRODOTOKSİN (TTX) NEDİR?

Balon balığını dünyanın en tehlikeli deniz canlılarından biri yapan faktör, taşıdığı Tetrodotoksin (TTX) adlı zehir. Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, bu ölümcül nörotoksin hakkında şu hayati uyarıları yaptı:

Pişirmekle yok olmuyor: Tetrodotoksin renksiz, kokusuz, ısıya son derece dayanıklı ve bilinen hiçbir panzehiri olmayan güçlü bir zehirdir. Balığı pişirme, kızartma, haşlama veya dondurma işlemleri zehri kesinlikle yok etmez.

Felç ve ölüme götürüyor: Bu zehir, sinir ve kas hücrelerindeki sodyum kanallarını bloke ederek sinir iletimini bozar. Belirtileri arasında; ağız çevresinde uyuşma, karıncalanma, bulantı, kusma, kas güçsüzlüğü, felç, solunum yetmezliği ve nihayetinde ölüm yer alır.

Açık yara ile temasa dikkat: En büyük risk tüketim yoluyla olsa da zehir balığın etinde, karaciğerinde, yumurtalığında, bağırsaklarında ve derisinde de bulunur. Balığı temizleyerek güvenli hale getirmek imkansızdır. Derisinde de zehir bulunduğu için, bu balığa açık yara ile temas etmek teorik olarak büyük bir risk taşır.

TÜRKİYE’DE EN YOĞUN HANGİ İLLERDE GÖRÜLÜYOR?

Balon balıklarının sıcaklık ve habitat koşulları nedeniyle en çok Akdeniz kıyılarında yoğunlaştığı biliniyor. Doç. Dr. Köşker, türün en yaygın görüldüğü ve tatilcilerin en çok dikkat etmesi gereken illeri sırasıyla; Antalya, Muğla, Mersin, Adana ve Hatay olarak açıkladı.

TÜRKİYE’DE ÖLÜMLE SONUÇLANAN ZEHİRLENME VAKALARI VAR!

Tehlikenin sadece teorik olmadığını, Türkiye’de acı örneklerin yaşandığını belirten Doç. Dr. Köşker, “Maalesef Türkiye, Doğu Akdeniz’de Suriye ve Lübnan ile birlikte en fazla balon balığı zehirlenmesi yaşanan üç ülkeden birisi” dedi.

Vakaların sadece denize kıyısı olan şehirlerle sınırlı kalmadığını belirten Köşker, balığın yanlış tanınması veya taşınması sebebiyle iç bölgelerde de risk oluştuğunu, geçmişte Antalya, Hatay ve Van illerinde zehirlenme vakalarının yaşandığını ve bazılarının ölümle sonuçlandığını vurguladı.

AMATÖR BALIKÇILAR İÇİN MEVZUAT EKSİKLİĞİ UYARISI

Türkiye’de istilacı türle mücadele kapsamında “kuyruk/balık başına ödeme” uygulaması 2026 yılına kadar devam edecek. Bu durum ticari balıkçıyı desteklemek için önemli olsa da, uzmanlara göre tek başına istilayı bitirmeye yetmiyor.

Doç. Dr. Köşker, asıl tehlikenin amatör balıkçılar tarafında olduğunu belirterek mevzuat eksikliğine şu sözlerle dikkat çekti:

“Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’de balon balığına ilişkin açık bir ibare yer almaması büyük bir eksiklik. Balon balığıyla en sık karşılaşan grup amatör balıkçılardır. Amatör balıkçılık mevzuatında bu türlerin kesinlikle tüketilmemesi, taşınmaması ve güvenli şekilde bertaraf edilmesi konusunda net uyarılar yer almalıdır.”

DENİZLERİMİZDEKİ DİĞER İSTİLACI VE ZEHİRLİ TÜRLERE DİKKAT!

Ege ve Akdeniz ekosistemini dönüştüren ve tehdit eden tek canlı balon balığı değil. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, ekosistemi ve insan sağlığını tehdit eden diğer istilacı türleri şu şekilde sıraladı:

Aslan Balığı (Pterois miles): Zehirli dikenleri ve yerli küçük balıkları yok etmesiyle ekosistem için büyük tehdit oluşturuyor.

Uzun dikenli deniz kestanesi (Diadema setosum)

Çizgili kedi balığı (Plotosus lineatus)

Sokar balıkları (Siganus rivulatus ve Siganus luridus)

Bazı istilacı denizanası türleri ve yabancı yengeçler.

Tatilcilerin ve balıkçıların denizlerimizde giderek artan bu zehirli ve istilacı türlere karşı her zamankinden daha dikkatli olması, tanınmayan balık türlerine dokunmaması ve kesinlikle tüketmemesi gerekiyor.

The post Ölümcül Balon balığı Türkiye kıyılarında! Dokunmak bile hastanelik ediyor appeared first on Kilis Egitim.

Related Posts