Van, Türkiye’nin İran sınırında yer alan ve turizm potansiyeli yüksek bir şehir olarak son günlerde ciddi bir krizle karşı karşıya. Bölgedeki savaş durumu, ekonomik zorluklar ve artan ulaşım maliyetleri, Van’daki turizm sektörünü adeta durma noktasına getirdi. Özellikle İran’da meydana gelen çatışmalar ve buna bağlı risk algısı, kentin turizminde geçen yıla kıyasla yüzde 50 ila 60 oranında bir düşüşe yol açtı. Bu durum, otel işletmeleri, seyahat acenteleri ve yerel esnaflar için büyük bir ekonomik kayıp doğurdu.
Otel işletmecisi Ebru Yeşilağaç, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalelerinin Van ekonomisine doğrudan etki ettiğini ifade etti. Kentin tek sınır kapısının İran’a açılması nedeniyle alternatif turizm pazarlarının bulunmadığını belirten Yeşilağaç, yaşadıkları zorlukları şöyle özetledi: “İran’daki savaş ve ekonomik krizler bizi derinden etkiledi. Birçok işletme kapandı ve devre dışı kaldı. Geçmişte otel sayılarımız artmışken, şimdi otellerimiz çalışamaz hale geldi. Savaş burada yaşanmıyor olmasına rağmen, sınırın yakınlığından dolayı yerli turistler rezervasyonlarını iptal ediyor. İnsanlar korkuyor ve gelmek istemiyor. Van’ın yeterince tanıtılamaması da bu düşüşün önemli bir sebebi.”
Van Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Çetin Demirhan, şehrin son 20 yılın en kötü turizm sezonunu yaşadığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl yüzde 40 seviyelerinde olan otel doluluk oranları, bu yıl yüzde 20’lere geriledi. 17 bin yatak kapasitesine sahip olan şehirde çeyrek doluluğa bile ulaşmanın mümkün olmadığını belirten Demirhan, sektörde acil destek paketlerine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. “Bazı otelci arkadaşlarımız ekonomik sorunlar nedeniyle işletmelerini kapattı. Ayrıca, kentte kayıtsız ve ruhsatsız 10-15 otel mühürlendi veya kapatıldı. Fuarlarda geri planda kalıyoruz; turistler daha çok Karadeniz bölgesine yöneliyor. Ermenistan ve Irak gibi komşu ülkelerde acilen tanıtım yapılması şart,” dedi.
TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, bölgedeki risk algısının, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’dan gelen yabancı turistlerin Van’ı tercih etmemesine yol açtığını aktardı. Kentteki seyahat acentelerinin büyük zarar gördüğünü belirten Özgökçe, Van’da yaklaşık 100 seyahat acentesinden 30’unun kapandığını, geriye kalan 70’inin ise aktif durumda bulunduğunu ifade etti.
Uçuş seferlerinin yetersizliği ve bilet fiyatlarının yüksekliği de dikkat çekici bir sorun olarak öne çıkıyor. İstanbul-Diyarbakır hattındaki uçak biletleri 5-6 bin lira iken, Van hattında bu rakam 18-20 bin liraya kadar çıkıyor. Artan akaryakıt maliyetleri de sektörü etkiliyor; mazot fiyatları 60 liradan 70-80 lira seviyesine çıkarak, tur otobüslerinin maliyetlerini artırdı. Özgökçe, İstanbul-Van gidiş-dönüş ulaşım maliyetinin bir aile için 30 bin lirayı aştığını ve bunun iç turizme olumsuz etki yaptığını sözlerine ekledi.